Tarihi Eserler

Tarihi Eserler

Tarihi Eserler

Tarih Sahnesinde ÜNYE

HAMAMLAR

1880’li yıllara ait Trabzon Salnameleri’nin Ünye kısmında faal durumda bulunan dört adet hamam belirtilmektedir.
Günümüze üç hamam ulaşabilmiş ve sadece bir tanesi  (Eski Hamam) çalışır vaziyettedir.

SARAY HAMAMI
19. Yüzyılın başında Süleyman Paşa Sarayı ile birlikte yapılmış ve esas olarak saray mensuplarına ve misafirlerine hizmet  vermek amacıyla kullanılmıştır. Saray yangını ardından umuma açılarak, 1980’li yıllara kadar “Yeni Hamam” adıyla hizmet  vermiştir. Kentin turizminde önemli bir mihenk taşı olacak Kültür Yolu projesi kapsamında yer alan Saray Hamamı’nın restorasyonunu devam etmektedir.

ESKİ HAMAM
Ünye şehir merkezinde Cumhuriyet Meydanına bakan hamamın inşa tarihi kesin olarak bilinmemektedir. Halen hizmet veren yapı, bugün şehrin hamam  kültürünü devam ettirmektedir. Giriş kapısının her iki yanında
kupaya benzeyen süslemeler ve  hamamın soğukluk bölümündeki  sütunlarda lale motifleri bulunmaktadır. Yine aynı bölümde kubbenin ortasında ışıklık bulunmaktadır. Kubbe görüntüsüyle Roma hamamlarını yansıtmaktadır.

ÇİFTE HAMAM
19. Yüzyılın ortasında inşa edilen Çifte Hamam, Mimar Sinan’ın Osmanlı  kültürüne kazandırdığı mimariye göre inşa edilmiştir. Orta Çarşı’da yer  alan hamamda kadınlar ve erkekler  aynı zamanda ayrı mekanlarda yıkanabilmektedir. Simetrik yapıda,  iki ayrı hamamdan oluşur. Sıcaklık  bölümünün altı cehennemlik tabir edilen bölümdür. Bu bölüm tamamen tahrip  olmuş durumdadır. Sıcaklık kısmının  dört köşesinde tek kurnalı halvet odaları bulunur. Bu odalardan biri tamamen  yıkılmıştır. İki halvet odası arasında,  ortada kurna ve oturma mekanları (göbek taşı) yer alır. Halvet odalarına yuvarlak kemerli kapılarla girilir. Çifte Hamam 1940’lı yılların başında hizmet dışı kalmıştır. Rölöve projesi Samsun  Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından onaylanmış olup, projelendirme
işlemleri devam etmektedir. Projelerin  onaylanmasına müteakip restorasyon  çalışmalarına başlanacaktır.

SÜLEYMAN PAŞA SARAYI ve SURLARI

19. Yüzyılın ortalarında yanan Süleyman Paşa’nın yaptırdığı saraya ait surlarıdır. Surlarla çevrili bölgeye Paşabahçe denir. Saraydan kalan son hatıra; sarayın hamamı, çeşmesi ve bahçedeki havuz kalıntılarıdır. Saraydan önce de surların
Bizans imparatoru Androkinos Komnenos, imparator olmazdan önce 1180’de Ünye’de sürgün gönderilir. Günlerini eşi Theodora ile birlikte geçiren Androkinos, tarihi kayıtlara göre Ünye’de deniz kıyısında görkemli bir sarayda kalır. Yine 1640 mevcut olduğu; çok eski dönemlerde burada bir saraydan ve akabinde bir kalenin  mevcudiyetinden  söz edilmektedir. Komnenoslarsın son temsilcisi yılında Ünye’yi ziyaret eden Evliya Çelebi, Seyahatnamesinde deniz kenarında büyücek bir kaleden bahseder. Yer ve biçim olarak tarif edilen kale, bilinen Ünye Kalesi’nden farklıdır. Bu bilgiler ışığında Saray Surlarının  başka yapılar tarafında da kullanıldığı anlaşılmaktadır.

Tarihi Çınar Ağacı

Osmanlılarda fethedilen yerlere çınar ağacı dikme geleneği vardır. Çınarla birlikte yerleşim alanı da genişler ve büyür. Cumhuriyet meydanında bulunan Anıt Ağaç, Doğu Çınarı ( Planatus Orientalis ) olarak adlandırılmaktadır. 550 Yaşında olduğu bilinmektedir. Fatih Sultan Mehmet’in Trabzon seferinden dönüşte hocası Akşemsettin ile birlikte diktiği söylenmektedir. Çevresinin boyu 9 metre çağı 3 metre, Boyu ise 30 metre uzunluğundadır. Ünye’nin çeşitli yerlerinde anıt ağaç olarak nitelendirilebilecek ağaçlar bulunmaktadır.

CAMİLER

ORTA CAMİ
1891’de Orta Çarşı ahalisinin girişimiyle yapımına başlanmıştır. Caminin kuzeybatı girişinde, dış kapı üzerinde
yer alan bu kitabede, “ahalinin yardımıyla” inşasına başlandığı ifade edilmektedir. Seneyi 1317 (Miladi 1899) tarihini taşıyan bir kitabe caminin inşa yılını ve nasıl yapıldığını anlatmaktadır. Ünye taşından imal edilen cami 1939 depreminde ağır hasar görmüş ve taban alanı genişletilerek neredeyse yeniden inşa edilmiştir. Cami 2010 yılında restorasyona alınmıştır.

HACI OSMAN AĞA CAMİSİ
1702 de Hacı Osman Ağa tarafından camiden sadece avlusunda minaresi ve eski mezar taşları kalmıştır.

 

SARAY CAMİ
Kondura Hacı Ahmet Efendi tarafından 1720 Yılında inşa edilmiştir. Banisinden dolayı Kondoroğlu Cami olarak adlandırılmıştır. Cami ile tarihi çınar ağacı arasında kalan bölüme değirmen kurulmuş ve geliri camiye ihdas edilmiştir. Ünye taşından inşa edilen cami tarih mirası kapsamındadır ve taşınmaz kültür varlığı olarak tescil edilmiştir. Cami’den 80 yıl sonra inşa edilen Süleyman Paşa Sarayı sakinleri tarafından da kullanıldığı için Saray Camisi adını almıştır. 2007’de restore edilen caminin minber, mihrap ve kürsüsü orijinaldir.

KABADİREK CAMİSİ (KARYE-İ DİZDAR CAMİİ)

Ünye’ye 30 km. mesafede, Tekkiraz Mahallesi’nin Yaycı Köyü’ndedir. Adını eskiden caminin hariminde bulunan kalın direkten almıştır. Yapım yılı bilinmemektedir. Çantı tekniğiyle inşa edilmiş ahşap cami olmasına rağmen özellikle dış kısmı ağır onarımdan geçmiş, özelliğini kaybetmiştir. Sekiz yüz yıllık bir cami olduğu rivayet edilir. Cami ve caminin bulunduğu köy, adını Danişment Gazi’nin oğlu Emir Malik Gazi’ye bağlı bir bey olan Dizdar Bey’den almıştır. Camiyi çevreleyen alanda Beylikler dönemine ait mezar taşları bulunmaktadır. Caminin karşısında, yörede  19. yüzyılda yapılan şadırvanlara benzer bir şadırvan bulunmaktadır.

ŞEYH YUNUS EMRE TÜRBESİ

Yunus Emre’nin hayatı hakkında bildiklerimiz son derece sınırlı, bu konuda bilgi ve belge yok  denecek kadar azdır. Kendi eserlerinden çıkartılabilen bazı bilgiler, çoğu menkıbevi kaynaklara ait kimi anlatılar ve kimi kaynaklarda rastlanan birkaç bilgimiz ise 13. yüzyılın ikinci yarısı bilgi kırıntısı onun hayatı hakkındaki bilgilerimizin esasını oluşturur. En temel ile 14. yüzyılın ilk çeyreğinde yaşamış olduğudur. Risâletü’n-Nushiyye isimli eserinin sonlarındaki

Söze târîh yidi yüz yidi-y-idi.
Yûnus cânı bu yolda fidî-yidi.
beytinde geçen h. 707/ m. 1308 tarihi, bu  eserin telif tarihi olup Yunus Emre’nin bu yılda hayatta olduğunu göstermektedir. Şiirlerinde genel olarak insanı, hoşgörüyü, olgunluğu, ölümü ve insan sevgisiyle beraber Allah sevgisini işleyen Yunus Emre’nin mezarının nerede olduğu da tartışmalı bir konudur. Miladi takvime göre 1320-21 yılında ve seksen yaşlarında öldüğü biliniyor, ancak mezarı konusunda farklı bilgiler vardır. Anadolu’nun muhtelif yerlerinde ona yakın Yunus Emre’ye ait olduğu öne sürülen mezar vardır. Bunlardan tanesi de Ünye’de şehir merkezine 3 km mesafede yer alan Şeyh Yunus Tepesinde yer almaktadır. Bekir Sıtkı SEZGİN tarafından bestelenen Yunus Emre’nin “Ayak İdik Baş Olduk” şiirinim altıncı beytinde yer alan “İndik Urum’a kışladık, çok hayr u şer işledik. Oney oldu son durak. Göçtük Elhamdülillah.” satırları Yunus Emre’nin mezarının Ünye’de olma ihtimalini
güçlendirmektedir. 13 – 19 Nisan 1982 tarihli Çağrı Gazetesin de “Ünye de ki Şeyh Yunus Emre” makalesinde Sayın Hasan Tahsin (SAY) KADIOĞLU Yunus Emre’nin beyitlerinden yola çıkarak yapmış olduğu araştırmasında Yunus Emre’nin Karadeniz kıyılarını gezdiğini ve zamanın en işlek limanı olan Ünye’ye kervan yolu ile geldiğini buraları çok sevdiğini ve 3 bahar kaldığını yazmaktadır. Bütün bu bilgilerin ışığında Yunus Emre’nin mezarının Ünye’de olması kuvvetli bir ihtimaldir.

KİLİSELER
YALI KİLİSESİ
19. Yüzyılda Ortodoks kilisesi olarak inşa edilen yapı, 1923 Mübadelesi’ne kadar yöredeki Rumlar tarafından
kullanılmıştır. Mübadele sonrası cemaati kalmayan kilise kapatılmış, uzun yıllar depo, elektrik santrali ve düğün salonu olarak kullanılmıştır. 2014’te restorasyona  alınan yapı, Ünye’de ayakta kalmayı başararak günümüze ulaşan tek kilisedir. Ünye Belediyesi tarafından restorasyon uygulaması tamamlanarak 2015 yılından itibaren çok amaçlı salon olarak hizmet vermektedir. Yalı kilisesi uygulama projesi ile Tarihi Kentler Birliğinin 2014 yılı özendirme
yarışmasında ödüle layık görülmüştür…

AYANİKOLA KİLİSESİ
İlçenin batı yakasında, şehir merkezine 3 km. mesafede Ayanikola adıyla anılan mevkide yer alan kilisenin bugün sadece dış duvar kalıntıları mevcuttur. Kilisenin bulunduğu ada, ana karaya çok yakın olup taş ve horasan harcından oluşan bir sekiyle karaya bağlanmıştır. Hıristiyanlar  için hacı olma derecesinde önemli bir  kilisedir. Yapılan araştırmalar, Aziz  Nikola olarak bilinen Noel Baba’nın  ilk çalışmalarını Orta Karadeniz’de  gerçekleştirdiğini ve bu kilise ile ilişkisi  olduğunu ortaya koymaktadır. Mülkiyeti  Büyükşehire ait olan adadaki kilise ile  ilgili Büyükşehir Belediyesi çalışmalarını sürdürmektedir.

KIZILKAYA
SAKLI KİLİSELER

Ünye Kalesi yakınında bulunan  Kızılkaya Mevkiinde kaya mezarı  olarak kullanılmış ve erken Hıristiyanlık dönemimde şapel gibi  kullanılmış mağaralara haiz eski yerleşim alanıdır. İbadetin gizli  yapılıyor olması ve ulaşımın zor olması  sebebiyle yörede “saklı kiliseler”  adıyla bilinir. İki mağaranın duvarında  tahribata uğramış Hıristiyan freskleri bulunur.Kızılkayaların zirvesi Terme,  Ünye ve Fatsa’yı aynı noktadan görebilmemizi sağlayan tek yerdir.

 

M2061B-1001

Tarihi Ünye Evleri

Ünye’de bulunan 135 adet taşınmaz  kültür varlığından 63 tanesi eski Ünye evidir. Tarihi evler, Orta Yılmazlar, Çamurlu, Hamidiye ve Kaledere Mahallelerinde bulunmaktadır. Osmanlı mimarisini yansıtan eski Ünye
evleri; Rum, Ermeni ve Türk yapı  sanatının sentezi durumundadır. Belediye, sivil toplum örgütleri ve
vatandaş işbirliği ile restorasyonların yapılması için çalışmalar sürdürülmektedir.

HÜSREV YÜRÜR KONAĞI

18.inci yüzyılda yapılmış yöre  mimarisini en iyi yansıtan bu  konak, çift merdivenleri ve bahçesi ile görenleri tarihin
derinliklerine yolculuk ettiren bir mimariye sahiptir. Taş oymaları, tavan  süslemeleri, üzüm motifli çeşmesi ile batılılaşma dönemi konut mimarisinin nadir örneklerinden olan konak 2014 yılında iyileştirilmiştir.

SEBİLE HANIM KONAĞI
1877 yılında yapıldığı düşünülen Sebile Hanım Konağı  butik otel fonksiyonunda hizmet vermektedir. Ünye’nin taş işçiliğine dayalı geleneksel mimarisini tüm görkemiyle yansıtan ve restore edilmiş tarihi bir yapıdır. 2004 yılında ünyeli iş adamı tarafından satın alınarak yerli ve yabancı turistlerin hizmetine sunulmuştur.

PAŞABAHÇE KONAĞI
1898 yılında yapıldığı tahmin edilen Konak, Ünye Ticaret Odası tarafından satın alınmış ve Doğu Karadeniz Kalkına Ajansı’nın desteği ile restore edilmiştir. Tescilli Paşabahçe Konağı, lokal ve butik otel olarak hizmet vermektedir.